Şeytanın en büyük silahı insanın yapmayı planladığı işi ona büyük, zor ve aşılmaz göstermektir. Böylece insanı tembelliye ve günaha sürükler. Bundan kurtulmanın yolu bütün güzellikleri Allah'tan bilmek ve bunun için has bir niyet etmektir.
Bütün güzelliklerin kaynağı ve menbaı has bir niyet olduğu gibi, güzel niyetin özü de bismillahtır. İnsan acizdir. Allah muktedirdir. Bütün güzel işler ve yükselen binalar Allah’ın eseridir. İnsan acz ve zaafiyetini itiraf etse ve bismillah diyerek herşeyi Allah’a bina etse, o zaman muktedir olan Allah, azametinin gereği olarak güzel işleri yapar ve bunu zaif ve aciz olan bizler yapmışız suretinde halk eder.
Demek ki yapan biz değiliz O’dur. Hal böyleyken, tembellik manasız bir kavrama dönüşüyor. Çünkü ağırlığı olmayan bir yükü kaldırmamanın sebebi tembellik olamaz. Madem bu dünyada bütün güzellikler ve hayırlı işler Allah’ın elindedir ve bizim dahlimiz yoktur, bundan dolayı şeytanın bize sürekli üflediği tembellik ve rehavet de sadece bir hava ve vesveseden ibarettir.
Zor olan başlamaktır, temiz ve kalbi bir niyet etmektir. Bir amelin değeri neticesindeki başarı, uzunluğu, büyüklüğü, derinliği ile ölçülmez belki başındaki niyet ile ölçülür. Ameller niyetlere göredir. Öyleyse doğru ve has niyet eden bir insan başladığı bir işten hep zevk alır ve başarılı olur.
Niyet güçlü akını olan bir nehrin üzerinde iskeleye atılmış bir kanca gibidir. O kancanın gerçi biraz ağırlığı vardır ancak iskeleden alınıp gemiye konduğunda, o gemi akının suyuna kendisini kaptırıp gidecektir. Geminin reisi, “bu gemiyi ben diğer bir limana götürdüm” diyemez.
Allah cenneti arzulamamız için bu dünyada numuneler yaratmıştır. Şehvet ve istek yaratmıştır. Biz dahi Allah’ın bu adetinden şaşmamalı, işlerimizi bu minval ile kurmalıyız.
Mesela, bir ders anlatacağımız vakit ilk başta talebelere anlatacağımız şeyin güzel taraflarını tattırmalı, sevdirmeli sonra “sıkıcı olan” kısımlara geçmeliyiz. Böylece o talebeler hep güzelin gelmesini arzu edecek ve onun için sıkıcı olan kısımlara da muhkem bir şekilde tutunacaklardır. Mesela, eğer kimya ile ilgili 5-10 aylık bir ders anlatacaksak, ilk dersi kimyada en ilgi uyandıran ve en enteresan konulara ayırmalı böylece dersi çocuklara sevdirmeli.
Göründüğü üzere ilk niyet, bismillah, ilk küreği atma, ilk ders insana zahiri bir ağırlık gibi gelir. Fakat has bir niyetle hayata geçirilirse, gerisini getirecek Allah’dır.
Wednesday, June 6, 2012
Subscribe to:
Comments (Atom)